27

Gelecekteki Halep

Suriyenin en büyük kenti Halep. Savaştan önce neredeyse 4 milyon insanın yaşadığı kent. Kentteki insanların neredeyse yarısı savaşta hayatını kaybetti yada mülteci olarak başka ülkelere göç ettiler.

Kısa film 13 yaşındaki Muhammed’in daha iyi bir gelecek için küçük yüreğinde taşıdığı kocaman umutlarını ele alıyor. Küçük yaşlarından beri sahip olduğu yeteneğini savaşa ve tüm zorluklara rağmen kısıtlı imkanlarıyla sürdüren Muhammed, savaşın tüm umutsuzluklarına rağmen birgün biteceğini ve gelecekteki Halep kentini inşa edebilmek için mimar olma hayallerini kuruyor.

7

Ellis Island

Film, günümüzün en can alıcı meselesi olan göçmenliği ve göçü, ABD’nin bu anlamda sembolü olan Ellis Island üzerinden ele alıyor.

Kısa film, oyuncu Robert De Niro’yu, yeni bir hayat peşinde bir mülteci olarak, bir zamanlar mültecilerin uğrak yeri olan Ellis Adasında, sanatçı JR’ın kendi enstalasyonlarıyla seyirciye sunuyor.20.yy’ın başlarında, ABD’ye mülteci akını olduğu dönemde, mülteciler için umut, Ellis Adası’nda başlıyordu. Adaya ulaşanların bir kısmı umutlarını yeşertip kabul ediliyor, bir kısmı ise hastalık vb. sebeplerle reddedilip hastahanelere yerleştiriliyorlardı. 40 dakikalık filmdeki kısa hikaye, binlerce göçmenin yeni bir hayata başlamak için çıktıkları yoldan, harabeye dönen Ellis Adası Göçmen Hastahanesinde sonlanma hikayesini ele alıyor. 1902’deki açılışı itibariyle, 1.2 milyon insanı tedavi ettiği tahmin edilen bu binanın pencelerinden Özgürlük Heykeli’nin görüldüğü söylenir.De Niro filmde, aynı hayallerle yola çıkan ve yolu Ellis Adasına düşen bir mülteciyi canlandırıyor.

 

 

78

Uzun Yol Meçhul Ülke

Yola çıkma sebepleri farklı olsa da ulaşmak istedikleri yer aynı:Avrupa!

Barış, ekmek ve hürriyet yolunda kesişme noktaları Türkiye birçoğunun.. İnsan tacirlerine büyük paralar ödeyerek Ege kıyılarından Yunan adalarına çoluk çocuk, genç yaşlı demeden ölümüne bir deniz yolculuğu yapıyorlar. 20 günden 40 güne kadar süren Türkiye’den Avrupa’ya yapılan bu çileli yolculuğun 10 gününe  Zaman gazetesi tanıklık ediyor.

kaplumbaga

Kaplumbağalar da Uçar

Kaplumbağalar da Uçar

ABD işgalinden sonra Irak-Türkiye sınırındaki Kürt Mülteci kampında mayın toplayarak hayatlarını sürdürmeye çalışan çocukları anlatan film;sığınmacı mülteci çocukların yaşanmışlıklarını,masumiyetlerini,yıkımlarını belge niteliğiyle ele alıyor.Çocukların içinizi acıtacak hüznü,korkuları,hayat mücadeleleri hayata baktığımız pencereleri değiştirecek ders niteliğinde …

Filmin ismine ilham veren öyküye gore; göl kenarında yaşayan bir kaplumbağa sürekli çevresindeki kuşları izler onlara imrenirmiş. Zamanla bu kuşlarla arkadaş olmuş ve onlarla hislerini paylaşmış. Küçük kaplumbağa gölün diğer tarafına gitmek istiyormuş; ama kendi gidecek olsa bir ömür sürermiş bu gezi. “Keşke sizin gibi uçabilseydim” demiş kaplumbağa. Kuşlarsa bu dileğini yerine getirmek istemişler. “Uçabilirsin” demişler kaplumbağaya. “Kaplumbağalar da uçar.” Bir dal almış iki kuş. İki yandan tutacaklar ve kaplumbağayı karşıya geçireceklermiş. “Tek yapman gereken dalı sıkıca ısırmak demişler.” Isırmış kaplumbağa. Yükselmiş yükselmişler. Uçmuş uçmuşlar. Kaplumbağa korkmuş yükseklerden. Heyecanla bağıracağı an çenesi açılmış. Suya düşmüş kaplumbağa. ait olduğu yere. Kendi yavaş, imkansız hayatına. Anlamış yüksekler için yaratılmadığını, asla kuşlar gibi olamayacağını…

alamanya

Almanya’ya Hoşgeldiniz. Willkommen in Deutschland

 

1960’lı yıllardaki Almanya’ya yapılan işçi göçlerini ele alan  film;işçi  olarak Almanya’ya göç eden bir aile prototipi üzerinden Almanya’da yaşayan Türk göçmenlerin yaşadığı kimlik bunalımı, asimilasyon, entegrasyon ve uyum sorunlarını göçün 50 . yılında beyaz perdeye mizahi bir dille taşımış.

Göçün ekonomiksel,refah seviyesi gibi birçok noktada aile üzerinde olumlu etkileri olurken diğer taraftan sahip olunan kimliğin bu süreçte asimilasyon etkisi ile yeni jenerasyonlardaki etkilerini ciddi bir şekilde görmekteyiz. İki toplum tarafından ötekileştirilen; fakat iki topluma da ait olan bir kültürün,  renklere boyanmış,kimliksel bir araf yaşayan ailenin göç  hikayesi ,1960’lı yıllar ve günümüz arasındaki süreçle dinamik bir bağlantı kurarken  aynı zamanda göçün ve etkilerinin nasıl bir değişim sürecinden geçtiğini de net bir şekilde anlamamızı sağlıyor.