18354-ahmetkayaer-yoksulluk-ve-nese-7999-950px

Göç ve Yoksulluk Kıskacında Yıkılan Bir Kent: Van

Mim Sertaç TÜMTAŞ*
Cem ERGUN**

ÖZET

Geçmişte salt iki mekân arasında yer değişim süreci olarak algılanan göç olgusu, bugün ekonomik ve toplumsal yapı üzerindeki etkileri noktasında çok daha derin ele alınmakta ve tartışılmaktadır. Bu tartışmaların başında ise göçün kente etkisi ve göçmenlerin yeni yerleşim yerlerine sosyo-ekonomik uyumu gibi sorunlar yer almaktadır. Göçmenlerin geldikleri yeni yerleşim yerlerine uyumlarında en önemli etmen ise göç gerekçeleri noktasında belirmektedir. Göç olgusu, kimi zaman, zorunlu göçlerde olduğu gibi, yoksulluğa neden olan bir görüntü sergilerken, kimi zaman da yoksulluk, isteğe bağlı göçlerde olduğu gibi, göçe neden olan bir olgu olarak karşımıza çıkabilmektedir.

Bu bağlamda bu çalışmada hem zorunlu göçün hem de isteğe bağlı göçün yarattığı yoksulluğun etkilerinin en fazla hissedildiği kentlerden biri olan Van’da, göç ve yoksulluğa ilişkin tartışmalar yapılacak ve buna ek olarak 23 Ekim 2011 tarihinde kentte yaşanan depremin etkilerine de değinilecektir. Tartışma 2014 yılı Ocak ayında Van kent merkezindeki 3560 hanede yapılan araştırma kapsamında elde edilen bulgular üzerinden yapılacaktır.

İlgili makalenin tamamını indirmek için tıklayın : GÖÇ ve YOKSULLUK KISKACINDA YIKILAN BİR KENT VAN

Bavul

ULUSLARARASI GÖÇ: ÇEŞİTLERİ, NEDENLERİ VE ETKİLERİ

Turkish Studies – International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 9/2 Winter 2014, p. 1685-1704, ANKARA-TURKEY

Abdurrahman YILMAZ**

ÖZET

İnsanlık tarihiyle beraber toplumlar kimi zaman savaş, sürgün, afetler vb. durumlar yüzünden “zorunlu” olarak, kimi zamanda, daha iyi yaşam koşulları elde etmek umuduyla “gönüllü” olarak göç ettiler. Bu göçler sırasında kültürün maddi ve manevi öğeleri de taşındı ve farklı kültürlerden insanlar karşılıklı olarak birbirlerinin hayatlarını etkilediler. Yeni icatlar ve buluşlar kadar hastalıklar da göçün farklı şekilleriyle bir yerden bir yere taşındılar. Endüstrileşme hareketiyle beraber Batı’da iş gücü açıkları ortaya çıktı ve bu açık “kölelik”, “sözleşmeli işçilik” ve İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra başlayan “planlı göç” gibi farklı göç türleriyle karşılandı. Ancak Batılı ülkeler 1980’li yıllarla beraber işgücü açıklarının kapandığını söyleyerek göç hareketlerine büyük kısıtlamalar getirdiler ve neredeyse imkânsızlaştırdılar. Bununla birlikte, 1980’li yıllardan itibaren artarak, günümüzde Batı ülkelerinin değişen nüfus yapısı ve Batılıların yapmak istemedikleri işler dolayısıyla ortaya çıkan iş gücü açıkları, yasa dışı yollarla göç eden göçmenler aracılığıyla gideriliyor. Oldukça riskli ve zor olan bu göç sürecinde göçmenler bazen kaçakçıların kötü davranış ve istismarlarına maruz kalmakta, bazen de coğrafi koşullara yenik düşerek hayatlarını kaybetmektedirler. Bunların yanı sıra, dünyanın farklı bölgelerinde meydana gelen savaşlar ve iç karışıklıklar nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalanlar, mülteci denilen ayrı bir göçmen grubunu oluşturmaktadır. Her ne nedenle yapılırsa yapılsın göç, kaynak, transit ve hedef ülkede bazı etkiler yaratmaktadır. Bu etkilerin çok yönlü ve çok boyutlu bir şekilde ele alınması göçün daha iyi anlaşılabilmesine ve göç ile ortaya çıkan sorunların çözüme kavuşturulmasına imkân sağlayacaktır.

Anahtar Kelimeler: Göç, Göç Çeşitleri, Düzensiz Göç, Yasadışı Göç, Transit Göç, Mülteci Göçü, Göçün Nedenler, Göçün Etkileri.

*Bu makale Crosscheck sistemi tarafından taranmış ve bu sistem sonuçlarına göre orijinal bir makale olduğu tespit edilmiştir.
** Dr. El-mek: ayilmazz@hotmail.com

İlgili makalenin tamamını indirmek için tıklayın : ULUSLARARASI GÖÇ ÇEŞİTLERİ, NEDENLERİ VE ETKİLERİ