iltica_ve_goc_olaylari_icin_7_ilde_kabul_ve_barinma_merkezi_kurulacak_1321172456

Göçler Çağı – Modern Dünyada Uluslar Arası Göç Hareketleri

1

Günümüzde uluslararası nüfus hareketleri ikili ve bölgesel ilişkileri, güvenliği, ulusal kimliği ve egemenliği etkileyerek dünya genelinde ülkeleri ve toplumları yeniden biçimlendiriyor. Artık uluslararası göç olgusu küreselleşme sürecinde kilit bir öneme sahip olup uluslararası politik düzenin dönüşümünü etkiliyor. Stephen Castles ve Mark J. Miller’in Göçler Çağı, Modern Dünyada Uluslararası Göç Hareketleri adlı bu çalışması, dünya genelinde göç akımları ve bunların toplumsal etkileri üzerine güncel bilgiyle teorik bilgiyi birleştirmek amacıyla tasarlanmış bir kitap.İlk baskısı 1993 yılında yapılmış olan kitap, bu baskıda yazarlar tarafından güncelleştirilerek geliştirilmiş, göç olgusunun ulusal güvenlik ve egemenlik kavramları üzerindeki artan önemi de çalışmaya dahil edilmiştir. Siyasetçiler, akademisyenler ve gazeteciler tarafından bir başvuru kaynağı olarak kullanılan Göçler Çağı, Modern Dünyada Uluslararası Göç Hareketleri Soğuk Savaş sonrası dönemde dünya üzerinde gittikçe artan her türlü göç hareketini incelemekte, göçmen topluluklarını yasal statü, sosyal politika, etnik toplulukların oluşumu, ırkçılık, vatandaşlık ve ulusal kimlik çerçevesinde değerlendirmektedir.
”Göçler Çağı adlı yapıtta Stephen Castles ve Mark J. Miller göç sürecini küresel bir çerçevede ele almakta, yeni ve eski göç alan/veren ülkelerin siyasalarını eleştirel bir gözle irdelemektedir. Yazarlar, günümüz ve geleceğin yeni eğilimlerini nüfus bilimi, uluslararası çatışmalar, güvenlik ve ulusal çıkarlar gibi ölçütlerle değerlendirirken, aynı zamanda sorunu çokkültürlülük, kimlik, vatandaşlık hakları açısından felsefî bir bakışla tartışmaktadırlar. Castles ve Miller’in yapıtı küreselleşmenin en fazla göze çarpan sonuçlarından biri sayılan uluslararası göç olayına en yetkin gözlerle bakmakta, en yeni bilgileri içermektedir.” (Prof. Dr. Nermin Abadan Unat )

ef80bb85-045c-4528-acb1-ee54a103ba75

Kentler ve Göç

250c1609-a211-4ca8-ad42-656a7b87b965-1

Verimli Akdeniz Havzası, tarih boyunca çeşitli uluslararası göç hareketlerine sahne olmuştur.
Düzenli (yasal) göç olgusunun yanı sıra, özellikle düzensiz (yasadışı) göç hareketleri bugün Avrupa Birliği ülkelerinde de çeşitli tartışmalara neden olmaktadır. Göç veren ülkelerden, hızla göç alan ülke konumuna geçen güney AB ülkeleri İspanya ve İtalya ile aday AB ülkesi Türkiye’nin yaşadığı bu süreç, göçle ilgili politikaların karşılaştırılması ve bu politikalar kapsamında uygulanan iyi örneklerin incelenmesi açısından önemlidir.

Ahmet İçduygu editörlüğünde hazırlanan ‘Kentler ve Göç’ kitabı, bilhassa İspanya, İtalya ve Türkiye üçlüsünden hareketle göç olgusunu irdeliyor. AB’ye girmeden önce göç veren bir ülke iken artık göçmenler diyarı olan İspanya’yı, aynı şekilde göç vermekten almaya evrilen İtalya’yı ve Türkiye’ye göçün değişen yörüngesini; “göç” konusunda uzman bilim insanları, tüm detaylarıyla ve örneklerle inceliyorlar. İstanbul, Sevilla, Bolonya, Treviso gibi örnek vaka analizleriyle zenginleşen kitap sadece “göç” konusunda çalışan kişilerin değil, bugünün dünyasında yaşananları ve yarın olacakları daha iyi anlayabilmek isteyen herkesin ilgisini çekecek nitelikte.

27

Gelecekteki Halep

Suriyenin en büyük kenti Halep. Savaştan önce neredeyse 4 milyon insanın yaşadığı kent. Kentteki insanların neredeyse yarısı savaşta hayatını kaybetti yada mülteci olarak başka ülkelere göç ettiler.

Kısa film 13 yaşındaki Muhammed’in daha iyi bir gelecek için küçük yüreğinde taşıdığı kocaman umutlarını ele alıyor. Küçük yaşlarından beri sahip olduğu yeteneğini savaşa ve tüm zorluklara rağmen kısıtlı imkanlarıyla sürdüren Muhammed, savaşın tüm umutsuzluklarına rağmen birgün biteceğini ve gelecekteki Halep kentini inşa edebilmek için mimar olma hayallerini kuruyor.

18354-ahmetkayaer-yoksulluk-ve-nese-7999-950px

Göç ve Yoksulluk Kıskacında Yıkılan Bir Kent: Van

Mim Sertaç TÜMTAŞ*
Cem ERGUN**

ÖZET

Geçmişte salt iki mekân arasında yer değişim süreci olarak algılanan göç olgusu, bugün ekonomik ve toplumsal yapı üzerindeki etkileri noktasında çok daha derin ele alınmakta ve tartışılmaktadır. Bu tartışmaların başında ise göçün kente etkisi ve göçmenlerin yeni yerleşim yerlerine sosyo-ekonomik uyumu gibi sorunlar yer almaktadır. Göçmenlerin geldikleri yeni yerleşim yerlerine uyumlarında en önemli etmen ise göç gerekçeleri noktasında belirmektedir. Göç olgusu, kimi zaman, zorunlu göçlerde olduğu gibi, yoksulluğa neden olan bir görüntü sergilerken, kimi zaman da yoksulluk, isteğe bağlı göçlerde olduğu gibi, göçe neden olan bir olgu olarak karşımıza çıkabilmektedir.

Bu bağlamda bu çalışmada hem zorunlu göçün hem de isteğe bağlı göçün yarattığı yoksulluğun etkilerinin en fazla hissedildiği kentlerden biri olan Van’da, göç ve yoksulluğa ilişkin tartışmalar yapılacak ve buna ek olarak 23 Ekim 2011 tarihinde kentte yaşanan depremin etkilerine de değinilecektir. Tartışma 2014 yılı Ocak ayında Van kent merkezindeki 3560 hanede yapılan araştırma kapsamında elde edilen bulgular üzerinden yapılacaktır.

İlgili makalenin tamamını indirmek için tıklayın : GÖÇ ve YOKSULLUK KISKACINDA YIKILAN BİR KENT VAN